Kim? Z.Berhan Yılmaz
Ne? Moda editörü, konsept tasarımcısı ve danışmanı.
Nerede? “Gibyland” hudutları ve vatandaşlarının olmadığı her yerde!
Ne zaman? 08031977 numaralı yolculuğuma start verdiğimden beri.
Nasıl? Beş duyumun kaydettiği küçük fikir lezzetlerine altı ölçü tarifini kimseyle paylaşmadığım öngörü soslarımla harmanlayıp dinlendiriyorum. Sonra dört ölçü bilgi baharatlarını ekleyip; hayat fırınında imkânlar ve imkânsızlıklar arasında imkânsızlığı imkâna çevirmeye uğraşarak pişiriyorum. Not: Projelerim beğenilse de, bazen fazla beklemekten veya imkânsızlıktan lezzetsizde olabiliyorlar.
Z.Berhan Yılmaz kim ki?
1977 İstanbul doğumlu. İdealimi “bir gün insanlar benim tasarımlarımı giymeli” cümlesiyle özetlediğimde ailemin bana hediye ettiği köstekli saati hiç beğenmedim. 1993’te zorlu kariyer yolculuğuma sıfırdan başladım. 2000 yılının ilk yarısında Harran Üniversitesi Turizm bölümünden (altmışlı yaşlarımın hayali için) mezun oldum; 2.inci yarısında ise tasarıma olan aşkımla bu moda çekimleri nasıl oluyor diye merak ederken moda editörü oldum. Konsept tasarımcısı ve Moda editörü Z.Berhan Yılmaz olarak Oldies But Goldies listemi; Hülya, Esquire, Türkiye’nin Yıldızları, Dishy, Harper’s Bazaar, Golden Shine, Cosmopolitan, Divan Touch Magazine, JC Report, TV reklamları, Chew Magazine, TrendShow 2009 bünyesinde “Farka Saygı” karma sergisinde yer almak, deneysel sanat işlerim ve çektiğim fotoğraflar, Borusan Kültür Sanat bünyesinde yer alan Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası için gerçekleştirdiğim “Modanın klasik müzik randevusu” projesi şeklinde özetliyebilirim.
Modaya ilgisi nasıl başlamış?
Çocukluk yıllarımda resim ile ilgilenirken moda konu başlığına ilgim yöneldi. Ailemin bu arkadaşımı tasvip etmemesi yüzünden kaybettiğime inandığım yılları; kendimi geliştirerek, kitapları araştırarak, dergileri talan edip, terzilik kurslarına giderek geri kazandım.
Kimlerle çalışır?
“Gibyland” vatandaşı olmayan, vizyonu ve yaşam saati bir saat ileri olan insanlarla çalışıyorum. Örneklemem gerekirse; deneysel projelerimi fotoğraf sanatçısı Bennu Gerede ile farklı deneyimleri yaşamak ve yaşatmak için Borusan Kültür Sanat ‘la en son moda ve portre projelerime moda fotoğrafçısı Mehmet Erzincan (röpörtaj fotoğrafımda onun imzasını taşıyor) isimleriyle örnek kombinler yaratabilirim. Kısaca vakit kaybetmemek adına geçmişe takılı başarı ve egolarıyla yaşam sürmeyen, vizyon olarak uyuştuğum insanlar ve kurumlarla çalışıyorum.
NOT: “Gibyland” okunuşu ‘’gi-bi-le-nt’’ şeklinde olup Türkçe meali: “Gibiler diyarı veya memleketi” anlamına gelen %100 benim uydurduğum bir ismidir. Görsel, yazı, tasarım anlamında herşeyin kopyalandığı ve esinlenmek fiiliyle yasallaştığı sanal ülke… “Gibyland” vatandaşlarının kendi aralarındaki konuşmalarda göze çarpan kelime yapılarından örnek olarak “bunun gibi”, “şunun gibi”, “bu çekim gibi”, “şu tasarım gibi”yi gösterbilirim.
Konsept tasarımcısı ve danışmanı nedir? Ne yapar?
Tüm duyularımızla algıladığımız, hissettiğimiz, benimsediğimiz ve yaşadığımız fikirlerin tasarımını yapan kişilerdir. Bu insanlar hayatan aldıklarını kendi yorumlarıyla bizlere geri sunarlar. Konsept tasarımcısının yapabilirliklerini; sanat projeleri, fotoğraf ve film prodüksiyonları, marka yaratımı, moda projeleri, endüstriyel tasarımlar, pazarlama stratejileri ve reklam kampanyaları olarak sayabiliriz. Konsept danışmanı ise boyutlandırılmış, tasarlanmış olan fikirlerin ve projelerin istikrarını belirleyendir.
Onu Türkiye’deki diğer moda editörlerinden ayıran nedir?
Konseptlerimin ve işlerimin farklı bulunması, orjinal olarak tanımlanmasını yapılmamış olanı yapma tutkumdan kaynaklandığını düşünüyorum. İlk aklıma gelenler; terörü moda diliyle kınadığım “Kanlı Dakikalar”, Hüseyin Çağlayanın kolleksiyonuyla “Moda Kurbanları”, çarpık kentleşme ve kadınların dramı “Gerçek Efsaneler”, erkek modasının yıkılışı “Miror”, Empresyonizm “Butterflies”, pandaların moda aşkı “Je t’aime” ve son projem Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile Network’ü aynı çatıda buluşturduğum “Modanın klasik müzik randevusu”nu sayabilirim. Bunların dışında bilgi obeziyim. Her sabah gözlerimi yeniliklerle dolu bir dünyayı tanıma isteğiyle güne başlıyorum. İlk kahvemin yanında bir saatte moda siteleri-blogları, haber siteleri, e-gazete ve dergilerimi tarıyorum. Aklıma gelen herşeyin notlarını tutuyorum ki bu genelde bir ila iki sene sonrası için konular ve projeler oluyor. Bunların arasından da imkânlar dâhilinde ve daha önce yapılmamışsa %0.005’i hayat bulabiliyor. Projelerim bir tasarım, moda çekimi, kurumsal strateji, fotoğraf, sanatsal projeler, video art veya bir sergi olabiliyor… Mesela şimdiden 2010, 2011’de hayata geçecek büyük projelerin altyapıları hazır ve insanlarla buluşma gününü bekliyor…
Moda ikonu nasıl olunur? Türkiye’de “moda ikonu” diye tabir edilen insanlar hakkında ne düşünüyor?
Moda ikonu; trendsetter özelliğine sahip, giyim stili ve aurasıyla etkileyici, duruşuyla kitlelerin ve otoritelerin hayranlığını kazanıp küresel olarak takip edilen insanlara denir. Bizde bu iki kelimeden oluşan terim %90 indirime girmiş olduğundan düşünmek için kafa yormuyorum. “Kendi favori moda ikonlarımı söylesem olur mu?” diyerek; Charlotte Rampling, Catherine Deneuve yeni jenerasyondan ise Carine Roitfeld, Charlotte Gainsbourg 2’lisini iftiharla sunuyorum.

Bu adam feci kreatif! Borusan Kültür Sanat için sosyal medya danışmanı diye duydum aynı zamanda konsept tasarımcısı ,moda editörü ve hazırladığı sıradan olmayan projelerle koşturuyor nereden buluyor enerjisini?