Kim? Mehmet Gözetlik
Ne? Düşünce Mimarı
Ne yapar? İki bilinenden bir bilinmeyen yaratır.
Nerede? Biraz İstanbul’da, çokça Dünya’da
Nasıl? Yeni formüllerin etkisiyle kendi yolunda
Mehmet Gözetlik kim ki? Nereden geldi nereye gidiyor?
Son günlerdeki deli halinin dışında, Hacettepe Grafik bölümünü bitirmiş, Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı’nda yüksek lisans yapmış biriyim. İzmir’de başlayan maceram, Ankara aktarmalı olarak İstanbul’a varsa bile son 8-10 yıldan beri Dünya’ya saçıldı diyebilirm. Bunların yanı sıra anime robot maketleri yapıyor, sıkça fotoğraf makinemin vizöründen gerçeğimin yansımalarını kaydediyorum. Profesyonel anlamda, 14 yaşında olan bir tasarımcı, ve henüz 1 yaşını kutlamış yeni yetme bir sanatçıyım. Hayatımın bir sonraki ayak izinin daha heyecan verici olmasına ve daha iyi bir yarında yer almaya inanıyorum. Bu inançlar doğrultusunda yeni formüller yaratıyorum.
Bir yaşını kutlamış sanatçı ile neyi kastediyor?
Aslında Güzel Sanatlar Fakültesini bitirmiş herkes kendini bir parça sanatçı olarak kabul etmektedir. Henüz yazmaya başlamadan çizenler olarak, onların bu duyguyu hissetmesi normal ve haklı görülebilir. Bense, sahip olduğum online mağaza ile Dünya’ya bir yıldan beri pop-art poster ihraç ediyorum. Yaklaşık bir yılın sonunda neredeyse tüm ülkelere poster gönderdim. Amerika’dan Portekiz’e, Kanada’dan Fransa’ya bir çok insanın duvarlarında benim renklerim yer alıyor, üstelik ben istediğim için değil, onlar beğendiği için…
Nereden alıyor, Nereye veriyor?
Enerjimi yaşamsal formların detaylarından alıyorum. Aldığım herşeyi, zamana bölünmüş biçimde işlerime yansıtıyorum. Yetenekli olmaktan öte kendi olmakla, çalışan olmaktan ziyade dostlukla ilgileniyorum. Müşterilerime sunduğum ürün de tasarımdan önce dostluk. Bu durum, iletişimin her alan ve boyutta daha sağlıklı gerçekleşmesini ve iz bırakmasını sağlıyor.
Tasarım ile sanatın arasında ince bir çizgi olduğu düşünülürse, tasarımlarını sanat eseri olarak mı niteler?
Pop-art posterlerim dahil olmak üzere yaptığım herşeyi tasarım olarak isimlendiriyor, kendimi tasarımcı olarak görüyorum. Diğer kişiler üretimlerimi sanat olarak değerlendirebilir ancak bu durum benim onlara bakışımı değiştirmiyor.
Kurucusu olduğu Antrepo’nun amacı nedir?
Antrepo’yu kurma nedenim, iletişim bilimi ile hayatın harmanlandığı bir tasarım kültürü yaratmak. Bugün Facebook, Myspace, küresel ısınma, Google, Stark ve Pixar’ın olduğu yeni bir Dünya’dayız. Çevremiz, havamız, bizim yaşam koşullarımız değişti ve değişim sürüyor. Üstelik dünün temellerinden beslenen rakiplerinin aksine, Antrepo bugünden aldığı enerjisiyle yarını beslemeye çalışıyor. Mottosu olan “Daha iyi bir yarın için yeni formüller” de buradan doğuyor. Daha henüz bir yaşında olmasına rağmen, bloğu, online mağazası, ürettiği ürünlerle uluslararası alanda yarattığı yankılarla, şimdiden beni ve milyonlarca insanı sardığını söyleyebilirim. Ayrıca internet dışında bir adresinin olmaması, tasarımın her alanından toplanan serbest çalışma temelli ekibiyle iletişim ve yaşam alanında yeni bir oluşum. Sanırım, yabancısı olduğumuz yeni sorunlarımızın ihtiyacı olan da Antrepo gibi taze nefesler.
Bu günlerde neler yapıyor, neler planlıyor?
Antrepo’nun ürün tasarımları ile ilgili bazı yabancı firmalarla görüşmeler sürdürüyor ve üretimlerini planlıyorum. Antrepo’da ulusal ve uluslararası markalar için yeni iletişim metodları geliştiriyorum. ilki ile uluslararası ödül kazandığım, karma bir tasarımcı topluluğunun, serbest tasarımlarından oluşan kitabın ikincisi için çalışıyorum, üstelik bu sefer uluslararası olmasını planlıyorum. Ayrıca, antrepo4.com ve a2591.com adresleri aracılığıyla, tüm bu gelişmelerden Dünya’nın haberdar olmasını sağlıyorum.
Son olarak?
Kanatlarınızı açıp taze bir nefes alın.
