Gökçe Özücoşkun
Kategori: Röportaj

Kim? Gökçe Özücoşkun.

Ne? Sesçi, Dansçı.

Ne yapar? Hareket ve ses tasarlar.

Nerede? Ses için Babylon, Tamirane, Dogzstar. Hareket için genellikle Almanya fakat burada sadece konservatuarda devam.

Nasıl? Sadece gece ikiden sonra, güneş varken aklı dışarıda kalıyor.

Gökçe Özücoşkun kim ki? Kahvesini nasıl sever?

Zamanında baletti  ülkeye dönünce bıraktı. 8 yaşından beri sevdiği ve öğrendiği dj’liği devam ettirdi. Konservatuar yıllarında diğer bale sanatçısı arkadaşlarıyla müzik yaparlardı. Oradan gelen şevk ve zevk ile elektronik müzik ve caz müzik sevgisini birleştirerek hayatına devam etmeye çalışıyor. Bakmayı seviyor. her zaman görmek istemiyor.  Kahve yerine çayı tercih ediyor, içerse dört şekerli latte içiyor.

Ne tür projeler üzerinde çalışır?

www.bookinground.com‘un müzik kordinatörü. Şuan ismi Magnet olan ama yakın zamanda değişecek olan mekânın üst kat müzik direktörü. Babylon ev sahibi dj’i. Rootselect grubunun elektroniği. Arada Jazz dergisinde yazar.

Jazztronica var bir de?

Jazztronicer’s project Rootselect olayın eski ismi. Ama dj setleri Jazztronicer olarak anılır.

Bugüne kadar neler yaptı?

Çeşitli ufak koreografiler, Türkiye’de dört, Almanya’da iki, Avusturya’da bir dans için müzik besteledi. Defilelerde çaldı, defile koreografisi yaptı, grubuyla çeşitli mekanlarda çok sayıda konser verdi. Dj setiyle bir çok mekanda yer aldı. Dokuz yıl İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde, bir yıl Slovak National Theater’da bale yaptı. Kendi adına çok sevdiği koreograflarla çalışma fırsatı buldu. Kuzenine fotoğraf asistanlığı yaptı.

Cazın yanında bale ile nasıl bir ilgisi var? Bale hayatının neresinde duruyor?

Caz ve dans diyince akla ilk Caz Dans gelir ama Gökçe Caz Dans’tan pek hoşlanmaz. Onun için esas olan sestir, ses için de öncelikli tercihi caz tabi bunun iyi seçilmiş olması, biraz deneysel ve de ağırlığı olması gerekiyor. Baleye gelince dışarıdan bakıldığında aslında sadece konservatuarda duruyor. Ama aslında puzzle’ın ana parçalarından biri, sadece henüz yerine konulmadı, çevresinin oturması gerekiyor. O parçayı en son oturtacak, tabi ömrü yeterse.

Hitap ettiği kesimi nasıl tanımlıyor?

Üzülerek söylüyor ki insanlar dışarı çıkmayı sadece eğlenmek, içip dağıtmak olarak görüyor çoğu zaman. Birkaç kişi dışında kimsenin müzik dinlemeye gitmediğinden şikâyetçi. Sahnedeki insanın yetenekleri bu kişilerin umurlarında değil, herkes kendi keyfine bakıyor. Bir süre sonra o insan müziğiyle baş başa kalıyor orası ayrı ama insanlara şevk verebilmek enerjiyi bambaşka etkiliyor. “Keşke daha bilgili dinleyici kitlemiz olsa”.

Cihan (Alpgiray)’dan da bildiğimiz kadarıyla ailede bir yetenek söz konusu, herkes sanatın bir köşesinden tutunmuş bir şekilde. Genetik mi?

Mesleklere bakınca kafa biraz karışabilir ama aslında öyle çünkü ailesinde çok yetenek var. Sanata yönelme cesaretini gösteren onların nesil olmuş. Diğer kuzenleri de müzikle ilgileniyor. Gökçe’nin anne tarafından dedesi yazar, tiyatrocu, şair. Teyzesi tiyatrocu, yazar.

www.bookinground.com
www.myspace.com/rootselect
www.myspace.com/jazztronicer

Yorum Yaz

PUKKADANK