Başak Erol
Kategori: Röportaj

Kim? Başak Erol Brunel

Ne? Tasarımcı, yönetmen

Ne Yapar? Düşünür, oynar, fikir üretir, çizer, film çeker, hoş bir şeyler üretme peşinde.

Nerede? Los Angeles

Nasıl? Şans, az uyku, çok çalışma.

Başak Erol kim ki? Nereden geldi nereye gidiyor ?

1984′de Gölcük’te doğdum. Istanbul Üniversitesinde İngiliz dili ve edebiyatı, ardından California State University’de görsel iletişim tasarım okudum ve Computer Science departmanından animasyon ve 3D modelleme dersleri aldım. Gerçi ne almadım ki, tiyatro bölümünden kostüm dikme dersleri de aldım. California’da okuduğum dönem çok üretken bir zamandı benim için. Bir yaz Los Angeles’a taşınıp 1171 diye müzik videoları çeken bir prodüksiyon şirketinde staj yaptım, ardından okul biter bitmez üç büyük prodüksiyon şirketine staj için başvurdum. Partizan, Stardust ve Bob Industries idi bunlar. Bob Industries başvurumu yolladığım 5 dakika içinde bana geri döndu, o gün şansa birine çok acayip ihtiyaçları varmış, hemen ne zaman başlayabilirsin diye sordular. Çok ballıyım. Tam anlamı ile görüşme bile yapmamıştık daha ve o sıra Los Angeles’a 8 saat uzakta yaşıyordum! Yine de haftaya taşınacağımı, taşınır taşınmaz başlayabileceğimi söyledim, öyle de oldu. Los Angeles’a taşındığımın ertesi günü Bob’da staja başladım. Biraz çalışkan bir stajyerdim, haftanın beş günü staj yaptım, zaten o zaman yasal olarak çalışma iznim de yoktu. Çalışma iznim çıkar çıkmaz da Bob’dan creative services designer olmam için is teklifi geldi. 9 yıl içinde tam zamanlı staff olarak işe aldıkları ilk stajyerdim. Ve mesleki anlamda profesyonel hayatım böylece başlamış oldu. İşimi çok seviyorum ve galiba bu beni iyi bir yerlere götürüyor, severek yapmaya devam ediyorum.

Tarzını bize nasıl tanımlar ?

Henüz tam oturmuş bir tarzım olduğunu düşünmüyorum. Genel olarak hafif severim, açık renkler, değişik açılar.

En çok neden keyif alır neden sıkılır ?

Sıcak bir yaz günü elimde soğuk mojito ile kumsalda uzanmaktan zevk alırım. Ya da soğuk bir kış günü şöminenin yanında oturmaktan. Arka planda güzel bir müzik olması da şart. Bir çok şeyden kolay sıkılırım, hazırcılığa tahammülüm yok, çözüm insanıyım ama basit şeyler hakkında çok soru sorulması canımı sıkar.

Bu işe ilk ne zaman bulaştı ?

Çocukluğumdan beri boyamayı, çizmeyi, bir şeyler icat etmeyi (güya!) seven biriydim. Sınıftaki en renkli defter benimdi herhalde, derse rengarenk kalemlerle giderdim, arkadaşlarımın çizim ödevlerini yapardım falan. Çizmeyi, boyamayı gerçekten seviyorum! Talihsizlik güzel sanatlar okuyamadım başta, pek yönlendirilmedim bu konuda, yabancı dilim iyi idi, İngiliz edebiyatı okudum. Ablam Ekin reklam işindeydi o zaman, çok özenirdim ona. Üniversite’nin ikinci senesi hatta bırakıp ben de güzel sanatlara yetenek sınavıyla girmeyi denemek istemiştim fakat ailem pek desteklememişti o zaman. Edebiyatı bitirmemden yanaydılar. Neyse bir şekilde o bitti, iyi ki okumuşum diyorum şimdi. O sürede edebiyatı da çok sevdim, ayrı bir görüş kattığını düşünüyorum bana. Sonra eşimle tanıştım, kendisi Amerikalı. Bir süre sonra nişanlandık, ben edebiyattan mezun oldum, o halen okuyordu, benim okul bitince hemen onun yanına taşındım ve bu vesileyle ikinci okul olarak görsel iletişim tasarım okuma şansım da doğmuş oldu.

Bu güne kadar yaptığı çalışmalar nelerdir ?

Bob’da çalıştığım sürede büyük projeler, büyük markalar ve isimlerle çalışma fırsatım oldu. McDonald’s, Coca Cola, Audi, Mastercard, Burger King, Kia, Milka…bir çok marka, büyüklerden aklına ne gelirse diyebilirim. Yönetmenlerle oturup yapılacak işlere fikir üretiyor, referanslar buluyor, treatment denilen görsel taslaklarını hazırlıyordum. Kısa bir dönem Istanbul’da Lighthouse’da post prodüktörlük yaptım. Orada da Ford, Ikea, Fanta, Nutzz, Yapı Kredi gibi markaların reklamlarını üretiyor ya da görsel efektlerini yapıyorduk. O da keyifliydi. Onun yanı sıra kendim de illüstrasyonla uğraşıyorum, klipler ve filmler çekiyorum. Ayrıca eşimle Thank You Designs diye bir marka çıkardık, Canımız isteyince özel tasarım ahşap eşyalar yapıyoruz. Sipariş üzerine üretiyoruz. En son üretimimiz bıyık saat mesela.

Los Angeles’ta çalışmaktan mutlu musun?

Buradaki işler beni tatmin ediyor. Hala genciz ama teenage yılları derler ya o yıllarımızı, tarzımızı yontmuş işleri yapan kişilerle çalışma fırsatım oldu burada, bu nedenle çok mutluyum.

Kimlerle mesela ?

Mesela Incubus’un Drive klibini çeken Phil Harder, Smashing Pumpkins’in Tonight Tonight, 1979 ve RHCP’in kliplerini ceken Dayton/Faris -acayip tatli!, REM ve Depeche Mode kliplerini cekmis olan Peter Care, Ok Go’nun kliplerinin yönetmeni Trish, Oscarlı belgeselci Davis Guggenheim, çektikleri filmlerin ve kliplerin dışında hepsi aynı zamanda reklam yönetmeni de, onlarla çalıştım.

Seni en çok hangisi heyecanlandırdı ?

Hepsi ile gündelik çalışıyordum, hepsini çok seviyorum. Ama sanırım Dayton/Faris olabilir, acayip tatlılar! Oscar ödüllü işler yapmış olmalarına rağmen acayip mütevaziler. Bahsetmediğim Kim Geldenhuys var bir de, inanılmaz bir reklam yönetmeni, onunla çalışmak beni çok heyecanlandırıyordu.

Yakın gelecekte hayata geçirmek istediğin neler var?

Belli başlı kişisel bir proje, büyük fikir yok aklımda şu anda. Oradan buradan canım ne isterse onu yapıyorum bu sıralar. “İşte budur!” dediğim fikri bulmak isterim, inşallah yakın zamanda o ilham bana da uğrar ve neyse o, gerçeğe dönüştürmeme yardımcı olacak doğru insanlarla yaparım.

Son olarak?

Eğer bir şey size doğru geliyorsa yapın derim. Yanlışlara değil de her zaman yeni bir şeyler öğrendiğimize inanıyorum.

www.basakerol.com

1 Yorum : “Başak Erol”

  1. Sencer says:

    Harika ! Tuttum bu kızı. Bir freelance designer’dan selamlar.

Yorum Yaz

PLAYWHO